/ 200
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.

وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Ve la tekunu kellezine teferraku vahtelefu min ba'di ma caehumul beyyinat, ve ulaike lehum azabun azim.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra ihtilafa düşüp parçalananlar gibi olmayınız. İşte bunlar için feci bir azap vardır.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Kendilerine açık ayetler geldikten sonra onlardan uzakta kalan ve ihtilaf çıkaranlar gibi olmayın. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra, uyuşmazlığa düşüp, ayrılığa sürüklenenler gibi olmayın. İşte onlar için, büyük bir ceza vardır.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra parçalanıp birbirine düşen kimseler gibi olmayın; işte bunlar için korkunç bir azap vardır;
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sakın kendilerine açık deliller geldikten sonra ayrılık çıkarıp anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın! Onlara büyük bir azap vardır.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra karşıt görüşlere kapılıp parçalananlar gibi olmayın; işte bunlar için feci bir azap vardır,
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ve şunlar: Şu kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıb ihtilaf edenler gibi olmayın, onlar için büyük bir azab var
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azab vardır.
Gültekin Onan
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Siz kendilerine apaçık deliller, ayetler geldikten sonra parçalanıb ayrılanlar, ihtilafa düşenler gibi olmayın: işte onlar (ın haali): En büyük azab onlarındır.
İbni Kesir
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, parçalanıp ihtilafa düşenler gibi olmayın. İşte onlara büyük bir azab vardır.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
(105-106). Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara: -İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Kendilerine kesin delillerin gelmesinden sonra bölünüp ihtilafa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için aziym azap vardır.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Do not be like those who became divided and disputed, despite the clear proofs that were given to them. For these have incurred a terrible retribution.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And do not be like those who separated and differed after the clarity had come to them. And for them is a painful retribution.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Do not be like those who separated and differed after the proof had come to them. For them is a painful retribution.
# Kelime Anlam Kök
1 ve la:
2 tekunu: olmayın كون
3 kallezine: gibi
4 teferraku: bölünüp فرق
5 vehtelefu: ve ihtilaf edenler خلف
6 min: -dan
7 bea'di: sonra بعد
8 ma:
9 ca'ehumu: kendilerine geldikten جيا
10 l-beyyinatu: açık deliller بين
11 ve ulaike: işte onlar
12 lehum: (evet) onlar için vardır
13 azabun: bir azab عذب
14 azimun: büyük عظم