/ 200
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.".

قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللّهِ مَنْ آمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَاء وَمَا اللّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
Kul ya ehlel kitabi lime tesuddune an sebilillahi men amene tebguneha ivecen ve entum şuhedau ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, Allah'ın yolunu niçin eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
De ki, 'Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden ALLAH'ın yolunu değiştirmeye yeltenerek inananları saptırıyorsunuz? ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir.'
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, inanmak isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.".
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
De ki "Ey Ehl-i Kitap!* İnanmış kimseleri neden Allah'ın yolundan engelliyorsunuz? Neden o yolda anlaşılmayacak biçimde bir eğrilik* oluşturmaya çalışıyorsunuz? Üstelik bunu bile bile yapıyorsunuz. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz."
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
De ki: "Ey kitap halkı! Tanık olmanıza karşın, Onu çarpık göstermeye çalışarak, inananları, Allah'ın yolundan alıkoymak için neden uğraşıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir!"
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
De ki: "Ey önceki vahyin takipçileri! Doğru olduğuna bizzat şahit olduğunuz halde, onu eğri göstermeye çalışarak, iman edenleri niçin Allah yolundan döndürmeye çabalıyorsunuz? Ama Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Şunu da söyle: "Ey Ehlikitap! Neden iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Gözünüzle gördüğünüz halde, Allah yolunu neden çarpıtmak istiyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
De ki: "Ey Kitap Ehli, sizler şahidler olduğunuz halde, ne diye iman edenleri Alah yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Ey kitap verilenler, niçin inananları Allah'ın doğru yolundan engelliyorsunuz? Görüp durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
De ki: "Ey geçmiş vahyin izleyicileri! (Doğru olduğuna) bizzat kendiniz şahit olduğunuz halde onu eğri göstermeye çalışarak, (bu ilahi kelama) iman edenleri neden Allah yolundan alıko(ymaya çabalı)yorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
De ki ey ehli kitab! niçin Allahın doğru yolundan iman edenleri men'ediyorsunuz, görüb durduğunuz halde niçin onun çarpıklığını istiyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
De ki: "Ey Kitap ehli, gerçeğe tanık olduğunuz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek, inanmak isteyenleri Allah yolundan çevirmeğe çalışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Gültekin Onan
De ki "Ey Kitap ehli, sizler şahidler olduğunuz halde ne diye inananları Tanrı yolundan -onda bir çarpıklık bulmaya yeltenerek- çevirmeye çalışıyorsunuz? Tanrı yaptıklarınızdan gafil değildir."
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
De ki: "Ey Kitablılar, kendiniz (İslam dininin hak olduğunu Kitablarınızda okuyan) şahidler olduğunuz halde, neye iman edenleri Allah yolundan, kendiniz onda bir eğrilik aramıya yellenerek, döndürmiye çalışıyorsunuz? Allah ne yaparsanız gaafil değil".
İbni Kesir
De ki: Ey Ehl-i Kitab, siz gerçeği gördüğünüz halde Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, iman edenleri niçin ondan çeviriyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
De ki: -Ey kitap ehli, niçin iman edenleri Allah'ın yolunda eğrilik arayarak saptırmaya çalışıyorsunuz? (Oysa siz de onun doğru olduğunu) görüp duruyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
De ki: Ey Ehl-i kitap! Siz gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri Allah yolundan men ediyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
De ki: "Ey kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlar. . . Sizler (hakikate) şahit olduğunuz halde niçin onu yanlış göstererek, iman edenleri Allah yolundan alıkoyuyorsunuz? Allah amellerinizden gafil değildir. "
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Say, "O followers of the scripture, why do you repel from the path of GOD those who wish to believe, and seek to distort it, even though you are witnesses?" GOD is never unaware of anything you do.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Say: "O people of the Book, why do you repel from the path of God those who believe? You wish to twist it while you are witnesses. And God is not unaware of what you do."
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Say, "O people of the book, why do you repel from the path of God those who acknowledge? You wish to twist it while you were witness. God is not oblivious to what you do."
# Kelime Anlam Kök
1 kul: de ki قول
2 ya ehle: ehli اهل
3 l-kitabi: Kitap كتب
4 lime: niçin?
5 tesuddune: çevirmeğe çalışıyorsunuz صدد
6 an: -ndan
7 sebili: yolu- سبل
8 llahi: Allah
9 men: kimseleri
10 amene: inanan امن
11 tebguneha: göstermeğe yeltenerek بغي
12 ivecen: eğri عوج
13 veentum: ve siz
14 şuheda'u: (gerçeğe) tanık olduğunuz halde شهد
15 ve ma: değildir
16 llahu: Allah
17 bigafilin: habersiz غفل
18 amma: -dan
19 tea'melune: yaptıklarınız- عمل