4. Nisa suresi 97. ayet

/ 176
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere*, melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?"* derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mustaz'af* kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.

إِنَّ الَّذِينَ تَوَفَّاهُمُ الْمَلآئِكَةُ ظَالِمِي أَنْفُسِهِمْ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمْ قَالُواْ كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِي الأَرْضِ قَالْوَاْ أَلَمْ تَكُنْ أَرْضُ اللّهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُواْ فِيهَا فَأُوْلَئِكَ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ وَسَاءتْ مَصِيرًا
İnnellezine teveffahumul melaiketu zalimi enfusihim kalu fime kuntum. Kalu kunna mustad'afine fil ard. Kalu e lem tekun ardullahi vasiaten fe tuhaciru fiha. Fe ulaike me'vahum cehennem ve saet masira.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Melekler, kendilerine zulmedenlere, canlarını alırken, "Sizin neyiniz vardı?" diye soracaklar. Onlar, "Biz yeryüzünde çok güçsüzdük" şeklinde cevap verecekler. Melekler, "Allah'ın yeri sizin kötülük diyarını terketmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. İşte onların barınağı cehennemdir, orası ne kötü bir gidiş yeridir!
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: 'Ne halde idiniz,' derler. 'Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik,' diye cevap verirler. 'ALLAH'ın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz,' derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere*, melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?"* derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mustaz'af* kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Melekler, yanlışlar içindeyken canlarını aldıkları kimselere "Ne haldeydiniz?*" diye soracaklar, onlar: "Biz dünyada güçsüz hale getirildik" diyecekler, Melekler de "Allah'ın toprağı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" diyeceklerdir. Onların varıp kalacakları yer cehennemdir. Ne kötü yere düşmedir o*!
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, soracaklar: "Ne durumdaydınız?" Derler ki: "Yeryüzünde çok güçsüzdük!" Şöyle diyecekler: "Allah'ın yeryüzü, göç edebileceğiniz denli geniş değil miydi?" İşte, kalacakları yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Melekler, kendi kendilerine zulmedenlere canlarını alırken "Sizin neyiniz vardı?" diye soracak. Onlar, "Bir yeryüzünde güçsüzdük!" diye cevap verecekler. (Melekler) "Allah'ın arzı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya?" diyecekler. İşte bu tiplerin varacağı yer cehennemdir; orası ne kötü varış yeridir.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Melekler, öz benliklerine zulmetmiş olanların canlarını alırken, onlara şöyle dediler: "Neredeydiniz siz?" Cevap verdiler: "Yeryüzünde ezilip horlananlardandık biz." Melekler dediler ki: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi ki orada bir yerden bir yere göçesiniz?" İşte böylelerinin varacağı yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar: "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik." derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz için Allah'ın arzı geniş değil miydi?" derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Melekler, kendilerine zulmettikleri bir durumda bulunurken canlarını aldıkları kimselere: "Siz ne iş yapmaktaydınız?" diyecekler. Onlar: "Biz yer yüzünde zayıf ve güçsüzdük" diye cevap verecekler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, oraya hicret etseydiniz ya!" diyecekler. İşte bunların barınakları cehennemdir. Ona gidiş de ne kötü şeydir!
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Melekler, kendilerine zulmeden kimselere canlarını alırken soracaklar: "Neyiniz vardı sizin?" Onlar: "Biz, yeryüzünde çok güçsüzdük" diye cevap verecekler.(Melekler), "Allahın arzı sizin kötülük diyarını terk etmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. Böylelerinin varış yeri cehennemdir, ne kötü bir varış yeri!
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
O kimseler ki nefislerine zulmetmekdelerken melekler canlarını aldılar, "ne işde idiniz" dediler, "biz dediler: Bu arzda zebun idik", "ya, dediler: Allahın arzı geniş değil mi idi oraya hicret etsenizdi ya?" İşte bunların me'vaları Cehennemdir, ona gidiş de ne fena şeydir
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: "Ne işte idiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)?" dediler. (Bunlar): "Biz yeryüzünde aciz düşürülmüştük." diye cevap verdiler. Melekler dediler ki: "Allah'ın yeri geniş değil miydi ki onda göç ed(ip gönlünüzce yaşayabileceğiniz bir yere gid)eydiniz?" İşte onların durağı cehennemdir, ne kötü bir gidiş yeridir orası!
Gültekin Onan
Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son vercekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik". derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz içini Tanrı'nın arzı geniş değil miydi?"derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Öz nefislerinin zaalimleri olarak canlarını alacağı kimselere melekler derler ki "Ne işde idiniz?". Onlar: "Biz yer (yüzün) de (dinin emirlerini tatbikden) aciz (kimse) lerdik" derler. Melekler de: "Allahın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Siz de orada hicret edeydiniz ya" derler. İşte onlar (böyle). Onların barınakları cehennemdir. O ne kötü bir yerdir.
İbni Kesir
Melekler; nefislerine zulmedenlerin canlarını aldıkları zaman: Ne yapıyordunuz? deyince; biz yeryüzünde zayıf düşürülmek istenmiş kimselerdik, diyecekler. Melekler de: Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz? diyecekler. Onların varacakları yer, cehennemdir. Dönülecek yer olarak ne kötüdür orası.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Melekler nefislerine zulmedenlerin canlarını alırken: -Ne haldeydiniz? derler. Onlar da derler ki: -Biz yeryüzünde sömürülmüş kimseler idik. Melekler: -Allah'ın arzı geniş değil miydi? Siz de oraya hicret etseydiniz ya! derler. Onların yeri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
İman edip de hicret etmeyerek kendi öz nefislerine zulmeder vaziyette olanların canlarını alırken melekler onlara diyorlardı ki: "Ne işte idiniz?" Onlar da: "Biz bu ülkede, dinin emirlerini uygulayamayan, baskı altında yaşayan kimselerdik" deyince, melekler bu sefer şöyle dediler: "Peki Allah'ın dünyası geniş değil miydi? Siz de orada hicret etseydiniz ya?" İşte onların durağı cehennemdir. Ne fena bir dönüş yeridir orası!
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Muhakkak ki melekler, nefslerine zulmeder halde vefat ettirilen kimselere, "Ne işte idiniz (niye nefsinize zulüm olan şu şartlar içindesiniz)?" dediler. . . (Onlar da) dediler ki: "Biz Arz'da zayıf, çaresizdik". . . (Melaike de) dedi ki: "Allah Arz'ı geniş olmadı mı, orada hicret etseydiniz?". . . İşte bunların ulaşacağı yer cehennemdir. . . O ne kötü sondur!
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Those whose lives are terminated by the angels, while in a state of wronging their souls, the angels will ask them, "What was the matter with you?" They will say, "We were oppressed on earth." They will say, "Was GOD's earth not spacious enough for you to emigrate therein?" For these, the final abode is Hell, and a miserable destiny.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Those whose lives are terminated by the angels, while they had wronged themselves; they said: "What situation were you in?" They said: "We were oppressed on the earth." They said: "Was the earth of God not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be Hell; what a miserable destiny!
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Those whom the controllers take, while they had wronged themselves; were asked, "What situation were you in?" They responded, "We were oppressed on earth." They asked, "Was God's earth not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be hell; what a miserable destiny;
# Kelime Anlam Kök
1 inne: şüphesiz
2 ellezine:
3 teveffahumu: canlarını alırken وفي
4 l-melaiketu: melekler ملك
5 zalimi: yazık eden kimselere ظلم
6 enfusihim: nefislerine نفس
7 kalu: dediler قول
8 fime: ne işte
9 kuntum: idiniz كون
10 kalu: dediler قول
11 kunna: كون
12 musted'afine: biz aciz düşürülmüştük ضعف
13 fi:
14 l-erdi: yer yüzünde ارض
15 kalu: (Melekler) dediler ki قول
16 elem:
17 tekun: değil miydi? كون
18 erdu: yeri ارض
19 llahi: Allah'ın
20 vasiaten: geniş وسع
21 fetuhaciru: göç edeydiniz هجر
22 fiha: onda
23 feulaike: işte onların
24 me'vahum: durağı اوي
25 cehennemu: cehennemdir
26 ve sa'et: ve ne kötü سوا
27 mesiran: bir gidiş yeridir صير