9. Tevbe suresi 74. ayet

/ 129
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Münafıklar söylemediklerine* dair Allah'a yemin ediyorlar. Ant olsun küfür sözünü* söylediler. İslam olduktan sonra kafir oldular. Elde edemeyecekleri bir şeye yöneldiler. Öç almaya kalkışmaları da ancak Allah ve Rasulü'nün kendi fazlından onları* zengin etmiş olmasındandır. Eğer tövbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Ve onlar için yeryüzünde ne bir veli ne bir yardımcı vardır.

يَحْلِفُونَ بِاللّهِ مَا قَالُواْ وَلَقَدْ قَالُواْ كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُواْ بَعْدَ إِسْلاَمِهِمْ وَهَمُّواْ بِمَا لَمْ يَنَالُواْ وَمَا نَقَمُواْ إِلاَّ أَنْ أَغْنَاهُمُ اللّهُ وَرَسُولُهُ مِن فَضْلِهِ فَإِن يَتُوبُواْ يَكُ خَيْرًا لَّهُمْ وَإِن يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمَا لَهُمْ فِي الأَرْضِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ نَصِيرٍ
Yahlifune billahi ma kalu, ve lekad kalu kelimetel kufri ve keferu ba'de islamihim ve hemmu bi ma lem yenalu, ve ma nekamu illa en egnahumullahu ve resuluhu min fadlih, fe in yetubu yeku hayren lehum, ve in yetevellev yuazzibhumullahu azaben elimen fid dunya vel ahıreh, ve ma lehum fil ardı min veliyyin ve la nasir.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Münafıklar söylemediklerine dair Allah adına yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler. Müslüman olduktan sonra inkar ettiler, başaramadıkları bir şeye yeltendiler. Sırf Allah ve Peygamberi, Allah'ın lütfuyla kendilerini zengin etti diye, şimdi öç almaya kalktılar; Allah ve Peygamberinin iyiliğine karşı böyle nankörlük ettiler. Eğer tövbe ederlerse kendileri için daha iyi olur. Yok eğer dönerlerse Allah onlara dünyada da ahirette de acı bir biçimde azap edecektir. Yeryüzünde onların ne velisi/koruyucusu, ne de yardımcısı vardır.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
İnkar sözlerini konuşmalarına ve teslim olduktan sonra inkar etmelerine rağmen, onları söylemediklerine dair ALLAH'a yemin ediyorlar. Aslında, hiç bir zaman ulaşamadıkları gerçeğe karşı durdular. ALLAH ve elçisi O'nun lütfuyla kendilerini zenginleştirdikten sonra öc almaya kalktılar! Tevbe ederlerse kendileri için iyi olur. Yüz çevirirlerse, ALLAH onları dünya ve ahirette acı bir azapla cezalandırır; yeryüzünde ne bir dostları ne de bir yardımcıları olur.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Münafıklar söylemediklerine* dair Allah'a yemin ediyorlar. Ant olsun küfür sözünü* söylediler. İslam olduktan sonra kafir oldular. Elde edemeyecekleri bir şeye yöneldiler. Öç almaya kalkışmaları da ancak Allah ve Rasulü'nün kendi fazlından onları* zengin etmiş olmasındandır. Eğer tövbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Ve onlar için yeryüzünde ne bir veli ne bir yardımcı vardır.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar ama kendilerini kafir yapan o sözü* gerçekten söylediler ve Müslüman(Allah'a teslim) olmalarından sonra kafir oldular. Üstelik başaramayacakları bir işe giriştiler. O cezalandırma girişiminin sebebi, Allah'ın ve Elçisinin onları Allah'ın ikramıyla cömertçe zenginleştirmesinden başka birşey değildir. Dönerlerse (tevbe ederlerse) kendileri için iyi olur. Ama eğer yüz çevirmeye devam ederlerse Allah onları hem dünyada hem de Ahirette acıklı bir azaba uğratacaktır. Yeryüzünde onlar için artık ne bir dost ne de yardımcı bulunur.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Söylemediklerine ilişkin, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. Oysa gerçek şu ki, inkar sözünü söylediler. Teslim olduktan sonra nankörlük ettiler ve başaramadıkları bir şeye kalkıştılar. Öç almak istedikleri, Allah'ın ve O'nun elçisinin, O'nun lütfundan, onları varlıklı yapmasından başka bir şey değildi. Pişmanlık gösterirlerse, kendileri için iyi olur. Yüz çevirirlerse, Allah, dünyada ve sonsuz yaşamda, acı bir cezayla onları cezalandıracaktır. Onlar için, yeryüzünde ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Onlar, (kötü) bir söz söylemediklerine ilişkin Allah adına yemin ediyorlar; oysa ki onlar kesinlikle küfre varan sözler söylemişler, böylece Allah'a teslim olmalarından sonra inkara sapmışlar ve başarmaları mümkün olmayan bir işe soyunmuşlardı. Onların kin duymaları için, Allah'ın ve O'nun lutfu sayesinde Elçisi'nin kendilerini zengin ve yetkin hale getirmesi dışında bir neden yok ki! Artık tevbe ederlerse, bu kendileri hakkında daha hayırlı olur; yok eğer yüz çevirirlerse, Allah onları bu dünyada da öte dünyada da pek acı bir azaba çarptıracak; ve onlar yeryüzünde kendileri için ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Söylemediklerine ilişkin Allah'a yemin ediyorlar. Yemin olsun ki, o küfür sözünü söylediler. İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar. Başaramadıkları bir şeyi tasarladılar. Oysaki intikam almaları için, Allah'ın ve resulünün, Allah'ın lütfuyla kendilerini zengin etmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tövbe ederlerse kendileri için hayırlı olur. Eğer yan çizerlerse Allah onlara dünyada da ahirette de acıklı bir azapla azap edecektir. Ve yeryüzünde onların ne bir dostu olacaktır ne de bir yardımcısı.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Allah'a and içiyorlar ki (o inkar sözünü) söylemediler. Oysa andolsun, onlar inkar sözünü söylemişlerdir ve İslamlıklarından sonra inkara sapmışlardır ve erişemedikleri bir şeye yeltenmişlerdir. Oysa intikama kalkışmalarının, kendilerini Allah'ın ve elçisinin bol ihsanından zengin kılmasından başka (bir nedeni) yoktu. Eğer tevbe ederlerse kendileri için hayırlı olur, eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de acı bir azabla azablandırır. Onlar için yeryüzünde bir koruyucu dost ve bir yardımcı yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'a, söylemediklerine dair yemin ediyorlar. Andolsun ki, o küfür sözünü söylediler, müslüman olduktan sonra yine kafirlik ettiler ve başaramadıkları cinayeti kurdular. Oysa öç almaya kalkmaları için kendilerini Allah'ın peygamberiyle, ilahı lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur, şayet yan çizerlerse Allah onları dünyada ve ahirette acı bir azaba uğratır; onların yeryüzünde ne bir kayırıcısı ne de bir yardımcısı bulunur.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
(İkiyüzlüler, kötü) bir şey söylemedikleri konusunda Allaha yemin ediyorlar; oysa, onların hakkı inkara varan bir söz sarf etmiş oldukları ve (böylece,) önce Allaha teslimiyetlerini ifade edip sonra da hakkı inkar etmiş oldukları bilinen bir şey: böyle yaparken onlar, ulaşamayacakları bir amaç peşindeydiler. Allahın ve Onun lütuf ve cömertliği sayesinde Elçisinin kendilerini (ruhen ve manevi olarak) zengin ve yetkin kılmasından başka bir hata (ya da eksiklik) bulamazlardı (dinde). Bundan sonra, eğer pişman olup tevbe ederlerse, bu onların kendi iyiliklerine olacaktır; ama yüz çevirirlerse, Allah onları hem bu dünyada hem de öte dünyada pek çetin bir azaba uğratacak; ve onlar da bu dünyada kendilerine ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Allaha yemin ediyorlar: söylememişler, kasem olsun o kelime-i küfrü söylediler, islama geldikten sonra yine kafirlik ettiler ve o muvaffak olamadıkları cinayeti kurdular, halbuki intikam almağa kalkmaları için kendilerini Allahın Resuliyle fadlı ilahisinden zenginleştirmiş olmasından başka bir sebeb de yoktu, bunun üzerine tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur, yok yan çizerlerse Allah onları Dünya ve Ahırette elim bir azab ile ta'zib eder, ve yer yüzünde onlar için ne himaye, ne imdad edecek kimse bulunmaz
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
(Senin aleyhinde söyledikleri yakışıksız sözleri) söylemediklerine Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler, İslam olduktan sonra inkar ettiler, başaramadıkları bir şeye yeltendiler. Sırf Allah ve Elçisi, Allah'ın lutfiyle kendilerini zengin etti diye (şimdi) öc almağa kalktılar. (Allah ve Elçisinin iyiliğine karşı böyle nankörlük ettiler.) Eğer tevbe ederlerse kendileri için daha iyi olur. Yok eğer (inkar yoluna) dönerlerse Allah onlara dünyada da, ahirette de acı bir biçimde azabedecektir. Yeryüzünde onların ne velisi, ne de yardımcısı vardır.
Gültekin Onan
Tanrı'ya and içiyorlar ki (o küfür sözünü) söylemediler. Oysa andolsun, onlar küfür sözünü söylemişlerdir ve islamlıklarından sonra küfretmişlerdir ve erişemedikleri bir şeye yeltenmişlerdir. Oysa intikama kalkışmalarının, kendilerini Tanrı'nın ve elçisinin bol ihsanından zengin kılmasından başka (bir nedeni) yoktu. Eğer tevbe ederlerse kendileri için hayırlı olur, eğer yüz çevirirlerse Tanrı onları dünyada da, ahirette de acı bir azabla azablandırır. Onlar için yeryüzünde bir koruyucu dost ve bir yardımcı yoktur.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
(Münafıklar, o kötü sözü) söylemediklerine (dair) Allaha yemin ediyorlar. Andolsun, o küfür kelimesini söylemişlerdir. Onlar müslümanlıklarından sonra yine kafir oldular. Başaramadıkları bir şey'e (cinayete) de yeltendiler onlar. Halbuki (peygambere ve mü'minlere karşı kin besleyib) intikaam olmıya yeltenmeleri için Allah ile peygamberinin lütf-ü inayeti İle onları zenginleşdirmiş olduğundan başka (meydanda bir sebeb) de yokdu. Eğer (nifakdan) tevbe ederlerse onlar için hayırlı olur. Eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahiretde de pek acıklı bir azaba uğratır, yer yüzünde onlar için ne bir yar, ne bir mededkar da yokdur artık.
İbni Kesir
And olsun ki, müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü söylemişler iken, söylemedik diye Allah'a yemin ettiler, başaramayacakları bir şeye giriştiler; Allah ve peygamberi bol nimetinden onları zenginleştirdi ve öç almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse iyiliklerine olur; şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünya ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Ve onlar için yeryüzünde bir dost ve yardımcı yoktur.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Müslüman olduktan sonra küfre düşüp kesinlikle küfür sözünü söylemişlerken, söylemedik diye Allah'a yemin ettiler. Başaramayacakları bir şeye giriştiler. Allah ve Resulü onları Allah'ın bol nimetinden zenginleştirdiği için intikam almaya yeltendiler. Eğer tevbe ederlerse kendileri için iyi olur. Eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünya ve ahirette acı veren bir azapla cezalandırır. Onlar için yeryüzünde bir veli ve yardımcı da yoktur.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Onlar Allah'a yemin ederek, olumsuz bir şey söylemediklerini ileri sürerler. Halbuki küfür sözünü söylediler, İslam'a girdikten sonra inkar ettiler, başaramadıkları, netice alamadıkları birtakım cinayetlere yeltendiler. Münafıkların Peygamber'e ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi, Allah ve Resulünün Kendi lütfu ile müminlerin ihtiyaçlarını gidermesiydi. Onlar tövbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Yok yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada da ahirette de acı bir azaba uğratır. Onlara bütün bir dünyada, ne bir hami, ne de bir yardımcı bulunamaz.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Söylemediklerine (dair), Esma'sıyla onların hakikati olan Allah namına yemin ederler. . . Andolsun ki, o küfür kelimesini söylediler; İslam'ı kabullerinden sonra hakikat bilgisini inkar edenler başaramayacakları bir kötülüğe teşebbüs ettiler! Sırf Allah ve Rasulü fazlından onları zenginleştirdiği için intikam almağa kalktılar. . . Eğer tövbe ederler ise onlar için daha hayırlı olur. . . Eğer dönerler ise, Allah onları dünyada da sonsuz gelecek sürecinde de acı bir azap ile azaplandırır. . . Yeryüzünde onların ne bir sahibi ve ne de bir yardımcısı vardır.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
They swear by GOD that they never said it, although they have uttered the word of disbelief; they have disbelieved after becoming submitters. In fact, they gave up what they never had. They have rebelled even though GOD and His messenger have showered them with His grace and provisions. If they repent, it would be best for them. But if they turn away, GOD will commit them to painful retribution in this life and in the Hereafter. They will find no one on earth to be their lord and master.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
They swear by God that they did not say it, while they had said the word of rejection, and they rejected after they had submitted, and they were obsessed with what they could not possess; and they could not find any fault except that God and His messenger had enriched them from His bounty. If they repent it is better for them, and if they turn away, then God will punish them severely in this world and the next. They will not have on the earth any ally or supporter.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
They swear by God that they did not say it, while they had said the word of rejection, and they rejected after they had peacefully surrendered, and they were concerned with what they could not possess; and they could not find any fault except that God and His messenger had enriched them from His bounty. If they repent it is better for them, and if they turn away, then God will punish them severely in this world and the next. They will not have on earth any ally or supporter.
# Kelime Anlam Kök
1 yehlifune: yemin ediyorlar حلف
2 billahi: Allah'a
3 ma:
4 kalu: söylemediklerine قول
5 velekad: halbuki
6 kalu: söylediler قول
7 kelimete: (o) sözü كلم
8 l-kufri: küfür كفر
9 ve keferu: ve inkar ettiler كفر
10 bea'de: sonra بعد
11 islamihim: İslam olduktan سلم
12 ve hemmu: ve yeltendiler همم
13 bima: bir şeye
14 lem:
15 yenalu: başaramadıkları نيل
16 ve ma:
17 nekamu: ve öc almağa kalktılar نقم
18 illa: sırf
19 en: diye
20 egnahumu: kendilerini zengin etti غني
21 llahu: Allah
22 ve rasuluhu: ve Elçisi رسل
23 min:
24 fedlihi: lutfiyle فضل
25 fein: eğer
26 yetubu: tevbe ederlerse توب
27 yeku: olur كون
28 hayran: daha iyi خير
29 lehum: kendileri için
30 ve in: yok eğer
31 yetevellev: dönerlerse ولي
32 yuazzibhumu: onlara azabedecektir عذب
33 llahu: Allah
34 azaben: bir azapla عذب
35 elimen: acıklı الم
36 fi:
37 d-dunya: dünyada دنو
38 vel'ahirati: ve ahirette اخر
39 ve ma: yoktur
40 lehum: onların
41 fi:
42 l-erdi: yeryüzünde ارض
43 min: hiçbir
44 veliyyin: velisi ولي
45 ve la: ne de
46 nesirin: yardımcısı نصر