16. Nahl suresi 36. ayet

/ 128
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Ant olsun ki, Biz, her topluma, Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan* uzak durmaları için bir rasul gönderdik. Allah onlardan bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapkınlık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın.

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ وَاجْتَنِبُواْ الطَّاغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى اللّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلالَةُ فَسِيرُواْ فِي الأَرْضِ فَانظُرُواْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ
Ve le kad beasna fi kulli ummetin resulen eni'budullahe vectenibut tagut, fe minhum men hedallahu ve minhum men hakkat aleyhid dalaleh, fe siru fil ardı fanzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Andolsun ki biz, "Allah'a kulluk ediniz ve tağuttan sakınınız!" diye her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde geziniz de görünüz, inkar edenlerin sonu nasıl olmuştur.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Her bir toplum içinde, 'ALLAH'a kulluk edin ve putperestlikten sakının,' diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmağa mahkum oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Ant olsun ki, Biz, her topluma, Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan* uzak durmaları için bir rasul gönderdik. Allah onlardan bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapkınlık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Biz her topluma (ümmete) elçi gönderdik; Allah'a kul olsunlar ve azgınlardan uzak dursunlar diye. Onların içinden, Allah'ın yoluna kabul ettiği kimseler de oldu, sapıklığı hak etmiş olanlar da. Yeryüzünü dolaşın da o yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Gerçek şu ki, her topluma bir elçi gönderdik: "Allah'a hizmet edin ve katışıksız dini kirletmek için uğraşanlardan sakının!" Böylece, Allah, onlardan kimine yol gösterdi; kimi de sapkınlık içinde kalmayı hak etti. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Doğrusu Biz, (geçmiş) her uygarlığın içinden "Allah'a kulluk edin, ilahlaştırılan şer otoriteden uzak durun!" diyen bir elçi çıkarmışızdır. Bunun ardından onlardan kimileri Allah'ın gösterdiği doğru yola uydu, kimileri de (ısrarlı tercihleri sonucu) sapıklığa mahkum olmayı hak etti. İsterseniz yeryüzünde dolaşın ve yalanlayanların sonu nasıl olurmuş görün!
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Andolsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin, tağutttan kaçının. Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Andolsun, biz her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki: Biz, her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve Tağuttan sakının!" diye uyaran bir peygamber gönderdik. Sonra içlerinden kimine Allah hidayet nasip etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde bir dolaşın da peygamberlere yalancı diyenlerin sonunun ne olduğunu görün!
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Gerçek şu ki, Biz her toplumun içinden, "Allah'a kulluk edin, şer güçlerden kaçının!" (mesajıyla gönderdiğimiz) bir elçi çıkardık. O (geçmiş nesil)lerden bir kısmını Allah hidayetiyle doğru yola yöneltti; bir kısmı da sapıklık içinde bırakılmaya müstehak oldular: O halde, şimdi, yeryüzünde dolaşın ve hakkı yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Celalim hakkı için biz, her ümmette "Allaha ibadet edin ve Taguttan ictinab eyleyin" diye bir Resul ba'settik, sonra içlerinden kimine Allah hidayet nasib etti, kiminin de üzerine dalalet hakkoldu, şimdi yeryüzünde bir gezin de bakın peygamberleri tekzib edenlerin akibeti nasıl oldu?
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Andolsun biz, her millet içinde: "Allah'a kulluk edin, şeytan(a tapmak)dan kaçının" diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allah hidayet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!
Gültekin Onan
Andolsun, biz her ümmete: "Tanrı'ya kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Tanrı hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Andolsun ki biz her ümmete: "Allaha kulluk edin, putlar (a tapmak) dan kaçının" diye (tebligat yapması için) bir peygamber göndermişizdir. Sonra Allah içlerinden kimine hidayet vermiş, kiminin üzerine de sapıklık hak olmuşdur. Şimdi yer yüzünde gezinin de (peygamberlerini) tekzib edenlerin sonu nice oldu, görün.
İbni Kesir
Andolsun ki; her ümmete: Allah'a ibadet edin ve putlardan kaçının, diye peygamberler göndermişizdir. Allah, içlerinden kimini hidayete erdirdi. Kimi de sapıklığı hak etti. Şimdi yeryüzünde gezin de; peygamberleri yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
-Allah'a kulluk edin ve tağuttan sakının, diye her topluma bir elçi gönderdik. Böylece, onların içinden kendilerine Allah'ın yol gösterdiği de vardır. Sapıklığı hak edenler de vardır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir bakın!
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Biz her millete bir peygamber gönderdik. O da "Allah'a ibadet edin, tağuttan uzak durun!" dedi. Sonra onlardan bir kısmına Allah hidayet nasib etti, bir kısmı hakkında da sapacaklarına dair hüküm kesinleşti. İşte gezin dolaşın dünyayı da peygamberleri yalancı sayanların akıbetlerinin ne olduğunu görün!
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Andolsun ki, her ümmet içinde: "Allah'a kulluk edin ve taguttan kaçının!" diye bir Rasul ba's ettik. . . Onlardan kimine Allah hidayet etti. . . Onlardan kiminin de üzerine dalalet hak oldu. . . (Hadi) arzda seyredin (gezinin) de yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın?
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
We have sent a messenger to every community, saying, "You shall worship GOD, and avoid idolatry." Subsequently, some were guided by GOD, while others were committed to straying. Roam the earth and note the consequences for the rejectors.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And We have sent a messenger to every nation: "You shall serve God and avoid evil." Some of them were guided by God, and some of them deserved to be misguided. So travel the earth, and see how the punishment was of those who denied.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
We have sent a messenger to every nation: "You shall serve God and avoid transgression." Some of them were guided by God, and some of them deserved to be misguided. So travel in the land, and see how the punishment was of those who denied.
# Kelime Anlam Kök
1 velekad: ve andolsun
2 beasna: biz gönderdik بعث
3 fi: içinde
4 kulli: her كلل
5 ummetin: millet امم
6 rasulen: bir elçi رسل
7 eni: diye
8 a'budu: kulluk edin عبد
9 llahe: Allah'a
10 vectenibu: ve kaçının جنب
11 t-tagute: tagutdan طغي
12 feminhum: onlardan
13 men: kimine
14 heda: hidayet etti هدي
15 llahu: Allah
16 ve minhum: ve onlardan
17 men: kimine de
18 hakkat: hak oldu حقق
19 aleyhi: üzerlerine
20 d-delaletu: sapıklık ضلل
21 fesiru: işte gezin سير
22 fi:
23 l-erdi: yeryüzünde ارض
24 fenzuru: ve bakın نظر
25 keyfe: nasıl كيف
26 kane: olmuş كون
27 aakibetu: sonu عقب
28 l-mukezzibine: yalanlayanların كذب