/ 200
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Ehli Kitap'tan bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.

وَدَّت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ إِلاَّ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
Veddet taifetun min ehlil kitabi lev yudillunekum ve ma yudıllune illa enfusehum ve ma yeş'urun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Kitap ehlinin bir kısmı sizi saptırmak istedi; oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da bunun farkına varamazlar.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Kitap halkından bir grup sizi saptırmak ister. Onlar sadece kendilerini saptırıyor. Farkında bile değiller.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Ehli Kitap'tan bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Ehl-i Kitabın bir kesimi* "Ah sizi bir saptırabilsek!" diye fırsat kollarlar. Onlar sadece kendilerini saptırırlar, ama fark edemezler.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Kitap halkından bir küme, sizi saptırmak istiyor. Oysa kendilerinden başkasını saptıramazlar; üstelik ayırdında değiller.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Önceki vahiylerin takipçilerinden kimileri sizi aldatmak isterler; fakat onlar kendilerinden başkasını aldatmış olmazlar, üstelik bunun farkına da varmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Kitap ehlinden bir zümre, sizi bir saptırabilseler diye arzu ettiler. Oysaki onlar, kendilerinden başkasını saptırmazlar. Ama bunu fark etmiyorlar.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp saptırırlar da şuuruna varmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kitap verilenlerden bir topluluk, sizleri şaşırtmayı arzu etti. Oysa kendilerini şaşırtıyorlar da farkına varamıyorlar.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazıları sizi saptırmak isterler: Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar; üstelik bunu fark etmezler de.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ehli kitabdan bir taife arzu etti ki sizi şaşırtsalar, halbuki sırf kendilerini şaşırtıyorlar da farkına varmıyorlar
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Kitap ehlinden bir grup istedi ki sizi saptırsınlar. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar; fakat farkında değiller.
Gültekin Onan
Kitap ehlinden bir grup sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp saptırırlar da şuuruna varmazlar.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Kitablılardan bir zümre arzu etdi ki sizi bir şaşırtsalar. Halbuki onlar kendilerinden başkasını şaşırtıb sapıtamazlar da farkına bile varmazlar.
İbni Kesir
Ehl-i Kitab'tan bir taife; sizi şaşırtmak istediler. Halbuki onlar; kendilerinden başkasını şaşırtmazlar da farkına varmazlar.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Kitap ehlinden bir kısmı sizi yoldan çıkarmak isterler, fakat yalnızca kendilerini yoldan çıkarırlar da bunun farkına varmazlar.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Ehl-i kitaptan bir kısmı, sizi inancınızdan saptırmak istedi. Halbuki onlar sadece kendilerini saptırırlar da bunun farkına bile varmazlar.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan bir grup sizi saptırmayı arzuladılar; oysa onlar kendilerinden başkasını saptırmazlar. Ama bunu idrak edemiyorlar.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Some followers of the scripture wish to lead you astray, but they only lead themselves astray, without perceiving.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
A group from the people of the Book wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
A group from the people of the book wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.
# Kelime Anlam Kök
1 veddet: istedi ki ودد
2 taifetun: bir grup طوف
3 min: -nden
4 ehli: ehli- اهل
5 l-kitabi: Kitap كتب
6 lev: eğer
7 yudillunekum: sizi saptırsınlar ضلل
8 ve ma: oysa
9 yudillune: saptırıyorlar ضلل
10 illa: sadece
11 enfusehum: kendilerini نفس
12 ve ma:
13 yeş'urune: farkında değiller شعر