Din gününün Malik'i, sultanıdır O...
Dinlerine girmedikçe ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar, senden hoşnut olmazlar. De ki: "Doğru yol ALLAH'ın yoludur." Sana gelen bilgiden sonra onların fantezilerine uyarsan ALLAH'a karşı seni savunacak ne bir dost ne de bir destekleyici bulamazsın.
Dinde zorlama yoktur. Elbette doğru yanlıştan ayrılmıştır. Kim tağut'u (azgınlık edeni) reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan en sağlam kulba yapışmış demektir. Allah duyandır, bilendir.
Dini inkar edenlerin ne malları ne de evlatları, müstahak olmaları sebebiyle Allah'ın vereceği cezayı önlemede, kendilerine asla fayda veremezler. İşte onlar cehennemin yakıtıdırlar.
Dininize uyandan başkasına inanmayın." Söyle onlara: "Hidayet, Allah'ın kılavuzlamasıdır. Size verilenin benzeri bir başkasına veriliyor yahut Rabbinizin katında tartışarak size üstün gelecekler diye mi bütün bunlar?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah Vasi'dir, varlığı sürekli genişletir; Alim'dir, herşeyi en iyi şekilde bilir."
Din bakımından o kimseden daha iyi kimdir ki, özü iyi olarak yüzünü İslam ve Allah'a tutmuş ve muvahhid olarak İbrahim'in dinine uymuştur. Allah ki, İbrahim'i dost edinmişti.
Din adamları ve alimleri, onları günah olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetselerdi ya! İşledikleri ne kötüdür!
Dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kişileri terk et! (Yine de) kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin (mahşerde) alıkonmaması için onunla (Kur'an'la) gerçeği hatırlat! O (inkârcı her nefis) için Allah'tan başka hiçbir dost ve şefaatçı yoktur. (Her nefis), bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıkları (günahlar) yüzünden (mahşerde) alıkonulmuş olacaklardır. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.
Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yapmış olduklarını (mahşerde) bildirecektir.
Dinlerini, oyun ve eğlence edinmişlerdi. Çünkü dünya yaşamı onları aldatmıştı. Bu günlerine kavuşacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi bilerek inkar ettikleri gibi, işte bugün, Biz de onları unutuyoruz.
Dinlemedikleri halde "işittik" diyenler gibi de olmayın!
Dini inkar edenler birbirlerine sahip çıkarlar. Eğer siz birbirinize yardımcı olmazsanız, dünyada fitne kopar, müthiş bir bozukluk, bir fesat ortaya çıkar.
Din bilginlerini, din adamlarını ve Meryem oğlu Mesih'i ALLAH'ın dışında Efendiler edindiler. Oysa, yalnız tek Tanrı'ya hizmet etmekle emredilmişlerdi. O'ndan başka tanrı yoktur. O, eş koştukları kimselerden de çok Yücedir.
Dinini bütün dinlere üstün kılmak için; Rasulünü hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. İsterse müşrikler hoşlanmasınlar.
Dinlenip sükunet bulmanız için geceyi karanlık, çalışıp iş yapmanız için de gündüzü aydınlık kılan O'dur. Elbette bunda, işitip dinlemesini bilen kimseler için nice deliller ve ibretler vardır.
Dini inkar edenler: "Sen Peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de nezdinde kitap ilmi bulunanlar."
"Din gününe kadar üzerinde lanet var."
Dinlerken kalpleri boş işlerle meşguldür. Yanlışa dalan bu kimseler, aralarında gizlice şöyle konuşurlar: "Bu da sizin gibi bir beşerden başka nedir ki! Göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?"
Dini olduğu gibi, bu azabı da böyle inkar edenler, onun tepelerine ineceğini, o ateşin yüzlerini ve sırtlarını yalamasını önleyemeyeceklerini, kendilerine yardım edecek hiç kimsenin bulunmayacağını bir bilselerdi!
Dini inkar edenler ise, son saat ansızın gelip çatıncaya veya o kısır gün kendilerine gelinceye kadar, Kur'an hakkında şüphe içinde kalır giderler.
Dini inkar edip ayetlerimizi yalan sayanlara ise zelil eden bir azap vardır.
Dini inkar edenlere gelince:Onların işleri düz, ıssız bir çöldeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder. Nihayet onun yanına varınca su namına hiçbir şey bulamaz… Fakat Allah'ı bulur. O da onun hesabını tam tamına görür. Zira Allah hesabı pek çabuk görür.
"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."
"Dinle Musa! Ben, her şeye kadir, mutlak galip, her işi hikmetle dolu olan gerçek İlahım.
Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı hiç mi düşünmediler? İman eden bir topluluk için şüphesiz ki bunda dersler vardır.
Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlardan (olmayın! Bunlardan) her grup, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
Dinlemeye kalksalar kovulup atılırlar. Hem onlar için devamlı bir azap vardır.
"Din gününe kadar lanetim üzerinedir."
Dinimi kendisine tahsis ederek Allah'a kulluk ederim! de.
Dinlenesiniz diye geceyi, görmeniz için de gündüzü yaratan Allah'tır. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı lütufkardır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.